5/4/2007

başkasına razı değilim(mektuplar-2)

                                        

 

                                  

 

Bir gün uyanırım uzaaak uykudan... bakmışım -

nıhayet degıçmıs bü kahrlı dunya –

yüksek tahtta oturar o an

ASK melegı... şülelerı kırmız-beyaz...

Güneş yürek... altın saç...

Başkasına razı değılım...

 

Bir gün uyanırım uzaaak uykudan...

Yesıl olmıs hep bu dunya

Mutluluk agacı değıl

Mutluluk bahçelerı çıçekler açmış...

Çiçeklerın kırmas kimse...

tatlı tatlı mivelerı her yürek icin...

Başkasına razı değılım...

 

Billur köprü altında akar deryaların pak suları dola dola...

Denizlerınde gözyaçların akızmamış balıkları-

ümitlerın mavı şarkıları akar şımdı denizlerde...

İnsan şımdu cellat değıl, katil degıl...

hatırına kaytmıs gardaslıgı hep canlızatların ...

Başkasına razı değılım...

 

Bir günu uyanırım uzaaaaak uykudan...

Çoçuklar düşlerı gibi, delıkanlı arzusı gibi değısmış bu dunya...

Başkasına razı değılım...

Başkasına razı değılım...

Değısmes olsa yine bu dunya...

Son sözümu atırım da yüregıne Senın

Değışılmez buralardan getmışım ben...

Getmışım de... sarılmışım son

Kaınatın eeeeen sefffaf  bir  peçesıne...

Başkasına razı değılımmm!...

 

Kimse görer - kimse gormes o peçeyın arkasında benı...

Kelebegın kanatındakı beneklerde dıkızım benım...

Belkı de günbatımı bulutunda  hüzürlu yüzum benım...

Martıların seslerınde hüzünum benım ...

Ya senın kanında heyacan le akmıç özlemlerım benım, ey yalnız delikanlı dostum...

Ey babam benım kırsakallı...

yüzunun muğlak çızgılarındamı ya cevaplarım benım

Heyranlarım benım... acabalarım benım... 

Anelerın sütlerınde olsun sefkatım benım...

Çoçukların düşlerınde olsun hep gızlarım benım...

 

Başkasına razı değılım...

Başkasına razı değılım...

                                   NODİRA 25.05.2006//Tashkent

 

5/4/2007

Hilalin o yüzü.(mektuplar-3)

                                     

            

 

 

 

Hilalın arkasıdakı dunya...

Hilalın bu yuzunu her kimse gormış...

Ama o yuzunu?..

 

Kalabalıg bılmes oranı…

Zaten gızlı bı dunya var orada…

Ama… mumkın yer yuzunde yaşarak ve bılmek,  his etmek O Acayıp Ahretı …

 

Burada bir  Duşunceler akımı, Hislar deryası, en gercek ve en hayaıly bir ırmak var...

ve o ırmakın binlerce adı var...

Binlerce maskesı ve peçesı...

 

O az kımseler... kaysı kı anlamışlar o kutsal gerayıp akımı...

olarda soylebılmesler hiç kimseye Oranın eflatun gızları hakında...

oranın ne dalgaları var kı... ne ruzgarları gerı vermış bu Yer yuzundekı yaşama...

Hilalın tek bır yuzunu gorebılırlar zaten buralarda coook kimseler...

 

Ancak bız de varız ya...  az olsa da varız ya... 

GUZELLIK BIZIN YUREGIMIZ DEREСELERININ GÜN BE GÜN ÇIÇEKLER ACMIŞINDA...

TEK AŞK BIZIN HEDEFINIZDE...

tek aşk... tek aşk!  Hilalın gözlerınnen alarız bız Aşk şülelerını...

papatyalar beyazı vermış bıze aşk seslerını...

tan yerı ve akşam bulutları akızar bızın icımıze aşkın şarkılarını...

samyelı getırmış bıza uzak uzaaaklardan aşkın heyacanlı ve gızlı kokununu...

olar kı çarpıtar gice gündüzlerı bızın yufka kalplarızı...

olar kı ruyalarızı sevgıya, şefkata doldırmış bızın...

olar kı ruhunuzu çagırar her sanıye bej yagmurlar yagar, mavi arzular akar, altın bulutlar suzer ASMANLARA...

olar kı...

olar kı...

 

Adamlar! Hilalın O yuzunu aran...  gözlerınız onende ya O da... uzak değıl o kadar... ama yuregınız kör olsa...  yakın degıl o kadar ve gerçek değıl sız ıçın... 

Stıgmatalı kollarınız olsa, kutsal kan sızmış yaralar olsa yurek odalarınızda... o halde sız de bızlardanız...

Yurunuz uzak yolcılıklara... hoş geldınız Hilalın o memleketıne...

 

Nodıra

Taşkent, 22.05. 2006.

 

     

23/1/2007

Nodira'dan mektuplar-1

  İki dunya arasın aran...

 

                                                        karanlIk ne de çoĞaltIyor

                                                         insanI..

                                                                      Umıt İmbat

 

 

 

1.

Sahiden acayıpmış bu hayat... Şimdi ben her şey içın hayret duyamam ve şaşırmam da,

ama hadiseler zıncırının o kadar mukemmellığı, Allah hedefının kelımeler yetemez kadar

 yücelığı ve uygunlugu, Onun gizlı yolları defalarça usumu de yüreğımı heyacanlara atıyor...

Hatırelerimin ilk yazularında göra bilmişim o günler içınde ta şu günlere dek benim

 Alemim – eflatun renk atlar...

...başları göklere gizlanmış daglar...

...kanlı gözyaşlarle ağlamış yunusları var büyük, dalgalı okeanuslar...

...sonsuzluk kadar sırlı, güzel ve sefkatlı ya da korkulu melekler...

Gri renkli, sıkıntılı gunlere karışmış bambaşka keşfıyatlar ...

...dunya neden bu kadar tuhaf ve neden bu kadar güzel, neden aynen tufahlığıyle güzel bazen?..gibi sorular

DA VİNÇİ tablolarınındagı sakin sahnelere karışıyordu...

...insanları kötüler ve iyilara ayırmakta bir yanılğılar varlıgı

belli olarak iyiların ve kötülerın varlıgını inkar edemeslık hakındagı ilk duşunçeler...

Lenin kimdi mesala ya kommünıstların hatası

heydi – aktıf pioner çocuk olarak sorular gelirken hayalıma,

 bu soruların daha yukarı derecesı varlıgını his ediyordum

 ve başka aktıf pionerler - kucuk kommünıstların bahslarından

kaçmak isteginde bulunmaya başladığım zamanların acıları

Markes eserlerinin heşarat kokununa benziyormuş dumanlarına karışıyordu..  

Son yıkıldı bu 70 yıl sürmuş büyük Rüya – ve ben süstum ıyıça...

Soruların daha yukarı derecesini bulmama kadar

süsmekten ve düşünmekten daha iyi kar yoklugunu anladım..

Zaten 17- yılımın başlanmasıydı bu...

Kendim de bilmem şimdi düşünersem – ne kadar gerçek ne kadar hayallar karışmış o hatıreler içinde...    Ve elbette Sen de var dın  bu zavallı, yaralı hem kendine özgü aleminde..                                                
                                                                  Nadire İbrahım,
                                                                          1 mayıs, 2006/16:30/Taşkent