bir düş bu!
Aynı parktayız, farklı hülyalarda..
Sen gökyüzüne bakıyorsun.oradaki maviye..
Bense karmakarışığım. kimi çim yeşiline ..
Kimi orada mosmor açmış sakalsız tanrı çiçeğine..
İçimde garip bir suskunluk...
Kulaklarımda sevinçli çocuk çığlıkları…
Aralıksızca öten kuş sesleri ve bir tenor ses piyanoya eşlik eden..
Bir düş kurmuşsun;
Japonyalı bir kız çocuğu var,gülümsüyor..
Uzakdoğulu bir içtenlikle..ama çocuk..ama umut..
Keşke benim,benim olsa bu çocuk diyorsun..
Deniz-aşırı,mavi,gözleri ışık ışık bir düş bu..
Bir düş işte..seninleyiz..yemin etmişim bu defa söylemeye..
Yıllardır söyleyemediklerimi..Sensizken ne çok acı çektiğimi;bazı uzak kentlerin içli gurbet türküleri okunan garlarında..içimden seninle konuşup durduğumu uzayıp giden yollarda başımı yasladığım pencere kenarlarında..
Ve sanki beni duyduğunu.
İçinde bir yere dokunduğunu,içimden geçen sözcüklerin..
Sana ait kimsenin girmediği saklı bir odamın olduğunu
Oraya dünyanın tüm renklerini,tüm umutlarını yığdığımı..
bazı sessiz vakitlerde..
Bir düş kurmuşsun..kimse ağlamıyor orda
Kimse konuşmuyor..
Üzerinde en sevdiğim eteğin var..
Hani üstünde minik beyaz papatyalar açmış;lacivertin..
Ve o sevdiğim yarım-gülüş var;yüzünde..
Huzurlu sabahlara uyandığın mutlu bir günün ardında yine huzura uyuduğun bir düş..
Kimsenin acımadığı,ve kimsenin kimseyi acıtmadığı bir düş..
Gözlerin hala kestane-rengi orda da..
Bir düş kurmuşsun işte,benim düşümde ,bir düş..
Bir düş;orada bir parktayız işte..o yarım tebessümün,hülyalı gözlerinle..
Ve dudakların..
hani o sevdiğim sözcüklerin aktığı renkli dünyalar çeşmesi.Dudakların..
Rüzgar saçlarınla oynuyor…
İçimden bir şarkı geçiyor benim…
İçinden bir şarkı geçiyor,senin..
Düş..
Aynı parktayız..uzak hülyalarda..…
Kapıyorum gözlerimi..açıyorum
yoksun..
oysa,biliyorum ki..bir düş bu..
altı üstü bir düş…
fakat Gözlerim!
27.05.2007/23:30/Soğukkuyu/Bursa


