« Önceki |

5/5/2007

kedi mırnavı..

 

Hürriyet’te loş bir sokak.

tek duyduğum kösele ayakkabımın çıkardığı -yürüyen adam- sesi.

bir de içimdeki mırıltı.bazısı şiire benziyor bazısı değil.

haber bültenlerine ,insan sohbetlerine dokunduğum zamanlarda beynimdeki bulanıklık..

Tuhaf fikirler geçidi.ironik ve LSD li bir sanrı.

Köşeyi döner dönmez bir çığlık..

İrkildim. neyin nesi..evet canı yanmış bir kedinin sesi.

şu bahçedeler seçebiliyorum karartılarını..

ikiside gece gibi siyahlar

--maaaaaaaav mav movvvv--hırrrrr,orrrrrrrrrrrrr

Tartışıyorlar galiba..

paylaşamadıklarını anlamak için durup kulak kabartıyorum..

karakedi--:

anlam veremiyorum bu yaşadıklarıma neden böyle hep senin yüzünden..

Mav..maaaavv..

siyahkedi--:

ne yaptım ki şimdi ben sana ne..ben miyim yolunda gitmeyen bunca şeyin..ben mi.biz kediler böyleyiz.hayatı sorgulamak değil bizim işimiz..sokakta bulduğumuz yemlerle karnımızı doyurmaktır tek eğlencemiz..ne istiyorsun ki sen ne..hayatın anlamını sorgulayan tek bir kedi görülmüş mü şu alemde..

--hadi sende pis gerici,çağdışısın sen üstelikte antilaik ve yosma..

--antilaikmiş..ne yani hacı Yakup un bahçesinde yaşadığım için mi..bir kere ben çok çağdaşım..sende rantçının tekisin..

--bak sen..nelerde bilirmiş..rantçı..neyin rantı,kimin fesi..ben varoluşçuyum bi kere yeryüzünün ilk filozof kedisi..üstelik Nietsche yi bile okudum pis cühela..satanistler yesin seni emi...mavv mavvv..O da ne sağ pençesiyle ötekinin sol gözüne bi pençe..şimdi yerde yuvarlanıyorlar..kavga büyüyor..sesler ürkütücü..

--pis laik,gavursun lan sen..

--seni bu gece öldüreceğim pis yobaz..hem gavur senin babandır tamam mı..Yeniden durup birbirlerinin gözünün içine bakmaya başlıorlar..Mavvv..mırrrrr..orrrrrrrr..

--tamam lan banane..ne olursan ol..insan ol bi kere insan..düşüncelerime saygı duy..beni kategorize etme..tuhaf yaklaşımlarla bakma yüzüme..ne yani kedi olalı bi akşamüstü logoterapi yaptık diye kulağımımı koparman lazım.ben gidiyorum çöplüğe..belki birkaç parça et bulurum..ne halin varsa gör..

--haklısın kedi kardeş..

--bİz nie kavga ediyoruz ki..bunca kargaşa meraklısı insan-evladı varken ne oluyo bize..

--Hadi çöpe gidelim

--hadii

Hayret kedilerde kavga ediyorlar..şaştım kaldım..hem laiklilk sizin ne-nize kuzum.(kedim)inamıycaksın dostum ama harbiden kediler kavga ederlerken bunları söylüyorlardı...laikliği bile biliyor bunlar..hayret ettim küçük dilimi yutum yani....neyse eve gidip marlyn manson dinliyeyim..belki iyi gelir..30 nisan 2007/Hürriyet

 

 

4/5/2007

mavi bir huzur..

 

 

Bu sabah mavi bi huzur var içimde…

Kaplıkaya dan Teleferik’e giden yolda..

Radyomda Chopin in piyano konçertosu

Serin bir sabah rüzgarı,dağ havası,gül kokusu...

Çok umutlu bi bahar günü..

Hayatımda yepyeni bi sayfa..

Dingin,huzurlu,aldırışsız..

Kendinden emin,yarınla barışık ve mütebessim..

 

Bu sabah mavi mi mavi bir huzur var içimde..

Karanlık bi tünelden çıkmanın

Zifir bi geceden sonranın

o ilk ışıklı anı gibi..

dünyada yaşamış olduğum ilk günmüş gibi..

kendime bir bardak süt ısmarladım

ve bir taba sigara böreği.

Bu süt-beyaz sayfanın şerefine..

Aşk olmadan da mutlu olabiliyor insan..

Ya da aşk!bu işte…ta kendisi..

Yalnızca sevgilinin saçları yeşil

Bir de kumral bir ışık var gözlerinde..

Fakat hiç kapris yapmıyor

Bölmüyor beni,az kılmıyor..

Ufkumu daraltmıyor..

İşte buyum ben..baktığın gibi..

Görmek istediğin gibi..gördün işte…

Karanlığımı da seviyorum onunla,

içimdeki dışımdaki beni de

hatalarımla yarımlıklarımla…

 

Bu sabah masmavi bi huzur var içimde

Ne biri beni beni bekliyor..ne de ben birini..

Tanrı’nın samedi tecellisi

Yaslanıp yüce kudrete

Doldurdum bakraçlarımı

İyilik çeşmesinden.

Yürüyorum,bakıyorum,gülümsüyorum..

Hayat ne güzel….

Bu sabah ne güzel…

çünki mavi,mavi mi mavi

masmavi bi huzur var içimde.

umrumda değil öncesi ,sonrası,gerisi...4.5.2007/10:!5/Bursa

11/4/2007

çetrefil ve ayrık..

                           

 

 

Herkesin hayatında kimi zaman geçtiği zorlu geçitler  vardır..

Evlenmeyi düşlemişsindir yılarca,yuva kurmayı.

bir oğul istemişsindir Tanrı dan..

sıcak mesut bir yuva..

ve birazcık huzur..birazcıkta olsa..

evlenmişsindir nitekim, hayatının aşkıyla.

-bunca zaman neden tanışmamışım- ,

-bunca yıl hiç yaşamamışım ben- dediğin o sevgiliyle..

güzel günler bekliyordur artık seni..düşlerin ötesinde bir zaman..

Mutluluk,salt mutluluk..

aklına başka hiç bir şey gelmiyor ki..

Güzel günler geçer sonra..

düşlerle gerçekler birbirleriyle kan davası olan iki hasım gibidir artık..

sen ve o..

o ve sen..

Artık ne sana akşam dönüşlerinde, ellerinde beyaz karanfillerle eve dönen adam,

ne de evde kapıyı yüzünde dünyanın en tatlı tebessümüyle karşılayan kadın yoktur..

ikinizde faili meçhul birer cinayetsinizdir şimdilerde..

kimi zaman tersine gider her şey.

bir bakmışsın lastiğin patlamış ..daha da kötüsü, istepneyi evde unutmuşsundur..unutkanlık işte..olur mu olur..başlar içinde o büyük hesaplaşma..

-ben nerde yanlış yaptım-,suçlu ayağa kalksın-

Kimdir ki suçlu..kendimiz,kendimiz mi..evet bazen kendimizizdir suçlu..

Ben suçluyum.benim yüzümden oldu tüm bu aksilikler..benim yüzümden..

Oysa tek suçlusu sen misin yolunda gitmeyen bir şeylerin..

tek suçlusu sen mi..

Yola çıkınca düşünmen gereken tek şey yoldur..fakat unuttun.kim unutturdu sana..beynini kullanman gereken yerlerin yerini başka şeyler almıştır bir kere..

Kafan başka yerdedir..kalbin başka bir sevdaya atıyordur..

işte anlaşamadığın patronun,durmadan kavga ettiğin eşin,bir türlü içselleştiremediğin şu çarkı bozuk sistem..muhalifsin ..

nasıl muhalif olmıyasın ki.nasıl..

Ya ben yokum deyip kendini hiçe sayacaksın..ya da ben varım diyeceksin..buradayım diyeceksin..göze alıp her şeyi..ama her şeyi..

İsyankarı oynayacaksın…gözü pek bir militanı..bombacı bir anarşisti..

Ölümü bile seveceksin köşeye sıkıştığın zaman..en kanlı ölümleri..

İzin-vermeyen geçitleri..aman vermeyen belayı..

Kimi zaman çukurlara düşersin işte...patlar içinde isyan bombaları..

Suskunluğun biter..bağırmak bağırmak geçer içinden…ses tellerini koparıncaya dek sürer bu bağırtı...iyisi mi.üzülme sen..tek suçlusu sen değilsin tüm bunların..içinden dışarıya çık kendine bir yabancıymış gibi bak..doğru mu yapmışsın..evet doğru!öyleyse rahat ol gözüm..

bil ki..hayat dedikleri bu..

Düşlerle gerçekler orada bir meydanda hep savaşır..üzülme..bu da geçer de..bu da..yazgını sev,kucakla Tanrı’dan geleni..hatanı gör,yanlışını düzelt..

Yürüdüğün yollar mayınlarla doluysa eğer,hemen şimdi çık git bir detektör al kendine..seni sarsan zelzelelerle daha bir güçlendiğini bil..
bak o zaman gülüşü başka ağlayışı başka bir insanı göreceksin aynalara baktığında..şimdi aynalar yarının ışıklarıyla parlayan bir bakışın aksini düşürmektedir gözlerine....şimdi yeni bir sayfa açmanın vaktidir..yarının güzel olsun..şimdi ve yarın hep umutla kal..tebessümle..

11.04.2007/19:15/Bursa

#bugün boşanma haberini aldığım bir dostuma

24/3/2007

-sis-in ardında bir şair..

Bugün akşamüstü Heykel'e yürümek istedi canım..

belki renklenmek,belki bir kaç yeni yüz, yeni söz yakalamak için..

içim depreşsin diye.

belki olur da yağmur yağar ruhuma o çok beklediğim minik damlalar düşer ruhumda bir yerlere..

etrafına sağırdı herkes .herkes kendini programlamış yeni bir pranganın peşisıra koşturuyordu işte..

kimi ruhuyla konuşuyordu,kimi yanındaki sevgilisiyle..

kimiyse hiçkimseyle..Tanrı’yla konuşanlarda vardı orada bir yerde..

avlusunda Ulucaminin.kimi içinde..

telaşlı yüzler,solgun resimler ve bilinmedik esrarlı bir düşün peşinden koşup giden hayaletler..

dağlar ne kadar görkemli,bulutlar ne kadar da hüzünlü..

dokunsam ağlayacak sanki..hemen güneş doğacak ardısıra kahkahalarla gülecek gibi..

bir ışık, bir karanlık;bir güneş,bir bulut sürüp gitti bu yolculuk..

   Yolum Tayyare ye çıkacaktı ki orada uzak bir bankta başı öne eğik bir adam..

içimden bir çığlık..belki sevinç..belki hüzün..ama bir çığlık..bankta oturan adamı tanıyordum.

sessizliğinden tanıdım,kendine haslığından..şiire yakışan o duruşundan..Boşnak bir şair Bahri Çokkardeş..

Onunla ilk tanıştığımda bu çağa çok değil mi bu hüzün demiştim..

konuşurken sessiz bir itirafa durmuş gibi..hayat onu çokça kırmış gibi..

yürüdüm sessizce..uyandırmadan daldığı düşten oturdum ötedeki banka..

sessizce izledim bir kaç küçük zaman dilimi..

fark edince beni gözleri parladı..adımı söyledi..

yakalandım..

-nasılsın abi dedim..

-iyiyim dedi..

-biraz konuştuk ordan burdan..kitabından şiirinden..

-bankaya gittim dedi para çekemedim..

-neden ki

-vermedi makina dedi..

-sen biliyor musun para çekmeyi

-bilirim elbet dedim..

bugün maaş günüymüş emeklilerin..çekememiş bi türlü..gidip çektik beraber..

bir kerede çekti tüm parayı.

durgundu,sallantılıydı,gözlerinde o hiç gitmeyen sorguçlar..

yürüdük.Sönmez de Asa kitapevine..şiirle ilgili çıkmış yeni bir kitap aldı..

üç kitapda ben aldım..it cazı.erotika,ve 2006 şiir yıllığı..

çıktık sana üç bira söyleyeceğim.içelim dedi bu gece..

teşekkür ettim.eminim ki istesem cebindeki tüm parayı bu gece harcardı..

ne için mi..bu kalabalığın ortasında savrulurken onu ısıtmış bir dost tebessümü için..

ayrılırken bana yalnızlığını söyledi..o müteşekkir mahçup bakışlarıyla..

-sis-ten bahsetti..şimdi çok uzaklardaki anasından..-sis-i okudum bu akşam..

o kanatsız savunmasız bi çocuk gibi yürüyüşünü hatırlarken..

-Işıktan sesleri çocukluğumun

 Yanımda kanatlarım

 Annemle Babam..-(sis)

Ben akşamın sokaklarına daldım..O gecenin izbe sokağındaki yalnızlığına..

Pazartesiye sözleştik..belki bir şiire..bir öyküye..

Çok düşlü bir zamana..yarının ardında..

şiirle kal Bahri ÇOKKARDEŞ..

24.03.2007/03.05/Hürriyet/Bursa

13/3/2007

hava kapalı ve yağmurlu bugün..

hava kapalı bugün..
çıkıp Heykel e gitsem

birazcık insan izlesem
birşeyler okusam gelen geçen her yüzde
hava kapalı bugün
gökyüzünde karanlık bulut..
Kozahan a gitsem orta şekerli bir kahve ısmarlasam kendime...
oturup masaya içimden geçenleri koysam bir bir..
geçmişimi,geleceğimi
herşeyi koysam o masaya

düşünsem düşünsem..
derinliğine düşünsem...
içimde çalan içli bir şarkı eşliğinde...

hava kapalı bugün..
yüzüme tebessüm katacak biri bile yok..
aşkı aramaktan yorulmuş kalbim..
biliyorum orada yüzünde çiçekler açmış bir kız..
belki gitsem merhaba desem beni tanıdın mı desem..
tanıyacak belki

bende seni arıyordum diyecek..
sensizlikten sıkıldım artık diyecek..
uzatacak bana ellerini..

hadi gidelim diyecek...

fakat hava kapalı bugün işte.
içim parçalı bulutlu..
anla işte düşkırıklıklarına yorgunum..
bugün 13 mart üşüdüm..

lodos esti bi ara..
üşüdüm..aşk ta üşüdü..

içim parçalı bulutlu....

yağmurlu, bulutlu
çıkıp bir düşe gitsem..
ılık bir ilkbahar günü olsa..
kuşlar ötse,kelebekler pırpırlasa..
orda aşk olsa
orda umut olsa..
düşkırıklıkları olmasa

hava kapalı olmasa
parçalı bulutlu olmasam..
orda al bir gül olsa
aşk...aşk olsa orada..
fakat hava kapalı bugün
bulutlar var o düşün önünde:

karanlık bir perde...13 mart/2007/hürriyet/bursa